Şimdiii yarın 8’de kalkacağım. 9.10’da ders var. Hiç alışık değilim. İki senedir derslerim 10’da 11’de başlıyordu. Neyse zaten şurda kalmış az bir şey zaten laf etmeye gerek yok.
Bu sene İngilizcemi harika ötesi yapmak için çabalayacağım. Cumartesi ve pazar günleri. Ha neden derseniz, ee yani yüksek lisans için lazım biliyorsunuzdur.
Geçtiğimiz iki sene boyunca da japonca kursuna gitmiştim haftasonları. Doğru düzgün konuşamıyorum. Çoğu şeyi de anlamıyorum ama hiraganayı iyi öğrendim. Katagana da zaten benzeri gibi bir şey. Kanji mi… Hmm neyse işte. Bu sene gidemeyeceğim herhalde japoncaya, üzülüyorum. Erman’la da japonca kursunda tanışmıştık. O yüzden önemi çok büyük bu kursun ya. Belki ingilizce kursundan sonra giderim. Ahh tabi olursa giderim. Sonuçta bu kursu japonca 3. sınıf öğrencileri veriyor. Acaba bu sene olacak mı. Ya hem olsun istiyorum hem olmasın. HAY ALLAH.
Bir de iki üç haftadır filan herhalde rejim yapıyordum. Rejimden kastım da işte düzenli yemek. 2 kilo vermişim. Çok mutlu oldum.
Birtakım saçmalıkları sizlerle paylaştım. Şimdi müsadenizle Foucault Sosyolojisi adlı kitabıma geri döneceğim.